11 Ocak 2008 Cuma

Hardcore porno star I

Hephaistos, zanaatkarlar tarafından Athena ile birlikte mesleklerin piri ve koruyucusu olarak kabul edilen bir ateş tanrısıdır. Tarımı, uygarlığı ve şehir hayatını korur. Anadolu kökenli tanrılardan biri olan Hephaistos, özellikle sönmüş yanardağ olarak saygı görmüş, sonraları yanardağların içinde çalıştığına inanılmaya başlamıştır. Zeus' la Hera 'nın oğlu olarak bilinmesine rağmen, Zeus'un Athena'yı başından doğurmasına karşılık Hera'nın da Hephaistos'u tek başına doğurduğu söylenmektedir.

Hephaistos, tanrılar arasında en çirkinidir. İki ayağı da topaldır ve Nereidler tarafından büyütülmüştür. Hephaistos' la Hera hiç bir zaman birbirini sevmemişlerdir.

Tanrıların arasında en çirkin olan olmasına rağmen, hem onlar hem de insanlar arasında en sevilen tanrıdır. Olympos'taki görkemli saraylar onun elinden çıkmıştır.Tanrılar ve kahramanlar için en güzel silahları yapmıştır. Zeus'un emriyle insanları cezalandırmak için gönderilen ilk kadın Pandora onun eseridir. Hephaistos, İlyada'da Kharis (zerafet, neşe ve sevinci temsil eden tanrıçalardan biri) ile evlidir, Odysseia'da ise Aphrodite ile evlidir.

I.

-Her paradoks ironik değildir insan yüreği kadar, şaşkın değilse insan, eşitler arası aşkı iliştirmez efendi köle arasına. Üstelik bilir ki her çocuk bir umut olarak taşınır ana rahminde dokuz ay. Eşitliğin hangi tarafına yazılırsa yazılsın kendi değerini taşıması, ama denklemin eşitliğini de bozmaması istenecek ondan.

Yaşamaya iliştirilmiş olmayıp sadece ilahlara bir sungu olduğunu anlaması uzun sürmez böylesinin ve celladı yerine kafasını kesecek baltaya kızar umarsızca. Aptal’ın tanımı budur işte.

Gözlerimle gördüm.Güney Afrika’da hatıra olarak saklanan ve üstünde “siyahlar oturamaz” yazılı park kanepelerine siyahlar hala daha oturamıyorlar içlerindeki dürtüden dolayı. Yerleşik ayrılıkları unutmak kolay olmuyor belli ki. İncelikli bir zanaat kendi doğurup geliştirdiğimiz biçimiyle rüzgarları yelkenimize doldurabilmek, çok incelikli ve o ölçüde yıpratıcı -eskitici hem geçmişimizi hem geleceğimizi zımparalayan ikiyüzlülük. İşte gerçek ironik paradoks bu.

II

Yakışıklı beyaz atlı prensler yüreğimize hançer üşüren bakışlarıyla geldiklerinde doğallığın tüm sfenkslerini yıkarak kendi ehramlarımızı da parçalayıp ayaklarına atmak isteriz tüm hiçbirşeyliğimizle. Yeter ki balozlarda vurulan sert topukların komününde, yaptığını düşündüğümüz tangosuna bizi de katsın. Bütün zorbalıklarımızı iki büklüm sunarız şafaksız bir güz gibi karşımızdaki gürz yüreklere.

Ne derseniz deyin hiçbir efendi adam efendi adam olarak kalamaz bu yalıyarların ayakucundaki kumsallarda, ilk gelgit dalgasına yem eder kendini. Aşk zeki adam işidir, uçurumlara atmaz kendini ya da ‘aşk başa kuzgun leşe’ diye bir slogan olamaz.

III.

Zeus’la Hera’nın oğulları Hephaistos en çirkin tanrıymış, topal ve çirkin tanrı denirmiş kendisine ama çirkinlik ya anadandır ya babadan, kendiliğinden çirkin olmaz hiçbir yaratık.

Böyle tercihlerle karşılaştığından büyük Usta Homeros bütün akıllı ustalar gibi taraf tutmaktansa iki efsane yaratmayı yeğlemiş. Homeros'un İlyada'sında bunun sebebi iki şekilde açıklanır. Birinciye göre babası Zeus, Hera ile kavga ederken Hephaistos annesinin tarafını tutmuş,buna kızan Zeus oğlunu Lemnos adasına fırlatmış ve Hephaistos bu yüzden sakat kalmıştır. İkinci efsaneye göreyse Hephaistos sakat doğmuş, bu durumdan utanan annesi onu Olympos'tan aşağı fırlatmıştır.

İşte patlayan bütün yanardağlar bu tanrının işidir ve bu itilmişlik onu iyi bir iş adamı yapmış olup ‘sanayii tanrısı’ diye de anılan ilk sanayiici olarak tescil edilmiştir.

Edwin A. Robinson “Ve sessiz bir yaz gecesi Richard Cory

Dönüp bir kurşun sıkıverdi beynine.” , der küçük başarısız adamları anlattığı şiirinde.

......bir kurşun sıkıverdi beynine......başarının öbür adı.

İntiharsa olsa olsa bir beyanat olarak kabul edilmeli tam da bu nedenle.

Z. Heyzen Ateş

Hiç yorum yok: